Sabaha kadar
Avcının biri oturmuş mecliste anlatıyor: “Arkadaş dağda geziyorum, akşam oldu bir tane geyik yok. Derken geri dönüyorum. Birde baktım ne göreyim. Bir ala geyik. Aramızda siz deyin 500 ben deyim 1000 metre mesafe var. Yaklaştım, nişan aldım, çaktım mermiyi. Devirdim geyiği. Koştum hemen baktım kocaman birşey.Omuzlasam taşıyamam. Kestim bir bacağını baktım az geldi. Diğer bacağını da kestim. Attım iki bacağı iki omzuma geliyorum.”
Tam bu esnada içerden seslenirler: Abi telefon var. Bizimki gider. Konuşur. Gelir.
Eveeeet nerde kalmıştık?
Abi iki bacağı omuzlarına atmıştın…
“Hah der bizimki: Ondan sonra sabaha kadar verdim yarrağı, verdim yarrağı”.
Bu yazı toplamda 31, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Yorum Yapın